BİLMEDİN!
BİLMEDİN
Çok yalnız bıraktığını hiç bilmedin.
Seni ne çok sevdiğimi hiç bilmedin.
Ne çok özlediğimi,
Bu özlemin dinmediğini aylar boyu
Bilmedin.
Söylemedim ki bilesin.
O vakti bana hiç vermedin.
Yerini hiçbir şeyin dolduramayacağını
Sana hiç söyleyemedim
Hiç görmedin.
Gözlerimin seni gördüğü andaki
Tebessümüne şahit olmadın hiç.
Elma şekeri yiyen çocuk gibi
Aşkını yerken,
Yüzüme gözüme bulaştırdığımı hiç görmedin.
Kimse görmedi aslında
Benden başka hiçbir şahidi olmadı
Bu sevdanın.
Kim nasıl görsünki
Sen nasıl görecektinki
Gösterebilme şansını vermedi yüreğin bana.
Benim suçum değildi bu.
Yüreksizliğin yani.
Gücümdü aslında.
Dokunamayacağımı bile bile,
Bir gün gideceğini bile bile
Aşkı yaşamak cesaretimdi.
Bu ortak tek noktamızdı aslında.
Aslında yaratıcılığımızdı.
Sermayesiz, hiç denenmemiş bir filmi çevirmek.
Başı sonu belirisiz
Yazılmamış bir senaryoyu
Bir yandan yazıp
Bir yandan oynamak
Benim yeteneğimdi.
Hiç duymadın.
Duyurmak istediğim anda yani.
Bir tek suçun buydu senin.
Kabul!... Suçun da değildi
Görevindi aslında.
Tıkamak kulaklarını ya da kaçmak.
Adını sen koy.
Ben koyamam, dilim varmaz.
En iyi film bile
Bu kadar kalmadı gösterimde.
Sen gerçek hayata kolay döndün
Ben ise rolümde takılı kaldım.
Son filmini çeviren
Yeşilçam emektarı.
Senin suçun değil bu.
Bu benim suçum.
Bile bile lades dedim.
Sevdim seni.
Saplantı falan değil bu.
Yarım kalmışlık hiç değil.
Film asla değil
Kabul etsem de etmesem de
her şeye göğüs gerdim.
Bana ima etmelerini anladım ama bıkmadım!
Ayrılık kelimesini senden duymamak için savaştım .
Gideceğini bile bile sevdim seni
bile bile
0 yorum yazılmıştır